Anlaşmalı Boşanma Davası ve Protokolü


2021-04-08 11:58:43

Anlaşmalı Boşanma Davası ve Protokolü


Anlaşmalı boşanma davası, çekişmeli boşanma davasına göre daha kolay olanıdır. Herhangi bir adliyenin Aile Mahkemesine başvurarak dava açılabilir. Anlaşmalı boşanma davasında anlaşmalı boşanma protokolü kabul edilerek uygulanır. Mahkemede tarafların bu başvurusu doğrultusunda tarafların hazırladığı anlaşmalı boşanma protokolünü kabul ederek boşanma kararını verir.

Anlaşmalı boşanma davası için yerine getirilmesi gereken koşullar TMK m.166/3’te düzenlenmiştir. Bu koşulların sağlanması, bir özel hukuk sözleşmesini temel alan, anlaşmalı boşanma davası kurumunda zorunluluk arz etmektedir.

Anlaşmalı boşanma şartları şunlardır:

• Eşler arasındaki evlilik birliği en az 1 yıl sürmüş olmalıdır.

• Eşler boşanmak için ya birlikte mahkemeye başvurmalıdır ya da bir tarafın açtığı boşanma davası diğer eş tarafından kabul edilmelidir.

• Eşlerin, hakim tarafından dinlendiklerinde, serbest irade açıklamasında bulundukları kanaatine varılmalıdır.

• Eşlerin kabul edecek oldukları anlaşmalı boşanma protokolü hakim tarafından uygun bulunmalıdır.

 

Anlaşmalı boşanma davası, taraflarca hazırlanan anlaşmalı boşanma protokolü dilekçeye eklenmek suretiyle yetkili Aile Mahkemesi’ne sunulacak bir dilekçe ile açılır. Anlaşmalı boşanma protokolü TMK m.166/3’te sayılan hususlara yer vermesi gereken ve sözleşme serbestisi ilkesi gereği, içeriğinde başka hususlara da yer verilebilen bir protokoldür. Bu anlaşmalı boşanma protokolü eşler tarafından, kendi hür iradeleri ile kabul edilerek imzalanmalıdır. Anlaşmalı boşanma protokolünün mahkemeye yazılı şekilde sunulmasının pek çok avantajı olmakla birlikte, sözlü olarak sunulması da mümkündür.

Anlaşmalı boşanma protokolünde ;

1-) Ortak Çocuğun Velayeti ve Kişisel Münasebet

 Evlilik birliği sonlandırılırken protokolde mutlaka çocuğun velayetinin anne ya da baba dan hangisinde kalacağı veya ortak velayet olup olmayacağı , velayeti almayan taraf açısından da çocuk ile hangi günlerde ve saat aralığında kişisel münasebet kuracağı meselesinin düzenlenmiş olması gerekir.

2-) İştirak Nafakası

Ortak çocuğun giderlerinin karşılanması açısından velayeti almayan tarafın çocuğun giderlerine iştirak etmesi için belirlenen bir nafaka türü olup protokolde bu hususunun açıkça yer alması gerekir. Ek olarak belirlenen iştirak nafakasının yıllık artış oranının da belirlenmesi evlilik birliğinin sonlandıran eşlerin ileri de bu konuda problem yaşamalarının önüne geçmiş olacaktır. Unutulmamalıdır ki iştirak nafakası protokole belirlenmiş olsa dahi ileride değişen durumlara göre mahkemeden arttırılması ya da azaltılmasının talep edilebilmesi mümkündür.

3-) Yoksulluk Nafakası

Evlilik birliğinin sonlanması nedeniyle mali açıdan zor duruma düşecek olan tarafın lehine protokolde kararlaştırılan nafaka türüdür. Protokolde bu nafakanın belirlenmesi ve devam eden yıllarda artış oranının da kararlaştırılması önem arz etmektedir. Aynı iştirak nafakasında olduğu gibi ilerleyen dönemler için arttırılması azaltılması veya kaldırılması her zaman mahkemeden talep edilebilir bir nafaka türüdür. Eğer evlilik birliğinin sonlandırılması nedeniyle tarafların birbirlerinden yoksulluk nafakası talebi olmayacak ise bu konuda tarafların birbirlerinden bir talebi olmadığının da belirtilmesi gerekir.

4-) Maddi ve Manevi Tazminat

Evlilik birliğinin sonlanması nedeniyle taraflardan birinin diğer taraf lehine maddi ve manevi tazminat ödemesini karşılıklı anlaşma ile kararlaştırılabilir. Taraf arasında böyle bir ödeme yapılacak ise bunun mutlaka protokolde yer alması gerekir. Eğer böyle bir ödeme yapılmayacak ise de tarafların birbirlerinden maddi ve manevi tazminat talebi olmayacağı ve bu konunda birbirlerini gayri kabili rücuu olarak ibra ettiklerini belirtmeleri gerekir.

5-) Ortak Eşyalar

Evlilik birliğinin sonlanması nedeniyle ortak hanede bulunan eşyaların paylaşıldığının yazılmasında fayda vardır.

6-) Mal Rejimi Tasfiyesi

Evlilik birliğinin sonlandırılması nedeniyle evlilik birliği içerisinde edinilen malların tasfiyesinin protokolde belirtilmesi gerekir. Evlik birliği içerisinde alınan ve tarafların boşanması ile tasfiye edilip eşler arasında paylaşılacak ev-araba-bankada bulunan para hisse senedi ve her tülü menkul ve gayrimenkulün , ne şekilde taraflar arasında paylaşıldığının belirlenmesi gerekir. Eğer tarafların paylaşacak bir mal varlığı yok veya bu konuda bir düzenleme getirilmeyecek ise mutlaka birbirlerini mal tasfiyesi konusunda ibra ettiklerini belirtmeleri gerekir.

7-) Dava Masrafları ve Avukatlık Ücreti

Boşanma davasının kimin tarafından açılacak dava sonunda mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin kimin tarafından karşılanacağının belirlenmesi mahkemede işlemlerin daha hızlık yürümesi ve tarafların bu konuda problem yaşamaması açısından faydalıdır.

Ana hatları ile boşanma protokolünde neler olacağının ve bu konularda tarafların düzenleme yapmasının faydalı olacağının belirttik. Ancak unutulmamalıdır ki kanuna ahlaka adaba aykırı olmayan her türlü düzenleme boşanma protokolünde yer alabilir. Bu protokolün amacı evlilik birliğinin sonlandıran tarafların evlilik birliğinin sonlanması nedeniyle ortaya çıkan sorunları çözüme kavuşturmasını sağlamaktır. TMK 166. maddesindeki düzenleme gereğince taraflarca hazırlanmış bu protokolün hakim onayından geçmesi gerekir. Boşanma davasına bakan hakim , tarafın hazırladıkları protokolü inceleyecek ve uygun bulunması halinde boşanmanın eki olarak onaylayacaktır. Hakim uygun görmediği konularda tarafların onaylayacağı yeni düzenlemeler getirebilecektir.

Evlilik birliğini anlaşma ile sonlandıran tarafların, hak kaybına uğramaması adına bu protokolü profesyonel avukatlık hizmeti aldıkları bir avukat aracılığı ile hazırlamaları tavsiye edilir. Uygulamada avukatlık ücretinden kaçınmak için bu tarz hayati önem arz eden konuları kendi başlarına halletmeye çalışan kişilerin çok büyük hak kayıpları yaşadığı sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.




Yorum Yazınız